Son Yazılar

Akademik Yazım Görseldir

Yazınızı görsel olarak düşünmeniz bilginin bir sayfada nasıl sunulduğunu, özellikle de yazıyı hangi özelliklerin davetkar hissettirdiğini,  hangi özelliklerin erişilebilir ve anlaşılabilir olduğunu dikkate almayı düşünmeye başladığınız anlamına gelir.

Yazmak görsel bir araçtır.  

Yazmanın görsel olduğunu söylemek tuhaf gibi görünebilir. Yazma- özellikle akademik yazma-kelimeler ve onların neyi söyledikleri ile ilgili değil mi? Tabii ki öyle. Fakat kelimelerle yakın ilişki kurma şeklimiz bize sunulma şeklinden oldukça ciddi bir şekilde etkilenebilir.

Gördüğünüz gibi, bir sayfa iki öğenin beyaz alanda düzenlenmesidir- yazının olduğu yer, kelimelerden oluşur ve ayrıca boşluk, kelimelerin olmadığı yerlerden oluşur. Kelime bloğu ne kadar sağlam ve beyaz alan ne kadar daha az olursa okuyucunun muhtemelen sayfanın içine girmesi o kadar zor görünür.

Elbette akademik yazı yazanlar genellikle yazılarının nasıl görüneceği ile ilgili alınan tüm kararlarda söz sahibi olmazlar. Başka biri- kitap ya da dergi editörü veya üniversite yönetmeliği- yazı tipi boyutu, kenar boşluğu, tek sütun mu bölünmüş iki sütunlu sayfa mı olması gerektiği hatta belki paragraflar için sayılandırmanın kullanımı ile ilgili çoktan bazı kararlar almış olabilir. Başlık sayısı ve hiyerarşisi de verilebilir. Mesela bunun gibi (WordPress) web platformlarının kullanılabilecek tasarım özellikleri de sınırlıdır.

Fakat sınırlı olsa bile yine de yazınız için görsel öğeler hakkında düşünmeniz faydalıdır. 

Bir yazarın sayfa sınırlandırması ile uğraştığını ve mümkün olduğunca sayfayı doldurmaya hevesli olduğunu varsayalım. Üst, alt ve yan kenar boşluklarını azaltmaya karar verir. Daha fazla kelimeyi sıkıştırır ama bunun bir bedeli vardır. Sayfaları bir okuyucuya oldukça erişilmez gibi görünebilir. Ayrıca mümkün olan en küçük yazı tipini veya oldukça küçük olan bir yazı tipini kullanır. Ve bu sadece bir okuyucunun laf kalabalığının yoğun bulanıklığı içine gireceği korkusuna katkıda bulunur.

Yazınızı görsel olarak düşünmeniz bilginin bir sayfada nasıl sunulduğunu, özellikle de yazıyı hangi özelliklerin davetkar hissettirdiğini,  hangi özelliklerin erişilebilir ve anlaşılabilir olduğunu dikkate almayı düşünmeye başladığınız anlamına gelir. Bunu yaptığınız zaman biraz bir tasarımcı gibi düşünmeye başlarsınız.

İşte burada dikkate almanız için birkaç şey var- Benim akademik yazma görsellerinin temeli olarak tanımladığım LTG (Layout, Text, Guidance; DMR Düzen, Metin, Rehberlik -ç.n):

Düzenin D’si

Sayfadan uzaklaşın ve şaşı bakın. Sayfanın size nasıl göründüğüne bakın. Yekpare bir parça mı ya da okunabilir bloklara mı ayrılmış? Gözleriniz size ne anlatıyor?  Bu okuyucunun içinden çıkabilmek için mücadele etmesi gerektiği bir söz kalabalığı mı?

Beyaz sayfayı nasıl kullandınız?- Metnin etrafında çok kenar boşlukları mı var? Bölümlere ve paragraflara ayrılmış mı? Görüntüleri mevcut alana sığabilecek kadar küçültünüz mü böylece kelimelerin bir parçası olarak görünsünler; bilgi aktarmanın metinden bağımsız bir aracı olarak görünmesinin tam aksi bir işlevden bahsediyoruz

Sayfa dengeli görünüyor mu? Gözünüz sayfanın hepsine değil de bir kısmına mı çekildi veya yöneldi- Bu tam olarak niyetlendiğiniz şey mi? (En iyi sayfa dizaynının genellikle Z ya da F biçiminde olduğu söylenir.)

Metnin M’si

İngilizce yazıyorsanız okuyucuların gözleri soldan sağa doğru hareket eder. Zira sola yaslanmış ve eşit olarak yayılmış metni okumak genellikle daha kolaydır- her iki tarafa yaslanmış metni okumak genellikle gözlerin daha fazla yorulmasına sebep olur çünkü kelimeler arasında eşit bir boşluk yoktur – ve söylenenler anlaşılır.

Yazı tipi önemlidir. Görece bilinen, okumak için kolay ve çok küçük olmayan bir yazı tipi seçmek dışında ana mesele aynı yazıda çok fazla yazı tipi kullanmamaktadır. Yazı tipi kullanımındaki sıklık biraz kafa karıştırıcı olduğu için metnin okunmasını zorlaştırır. Her bir yazı tipi ne anlama gelir? Ticari yayıncılar bazen başlıklar ve metnin ana bölümü için farklı yazı tipleri kullanır. Fakat bunu okumayı zorlaştırmayacak bir sayıda tutarlar. Bu yayıncılık grafiklerinin nasıl çalıştığını görmek için bakmaya değer.

Ayrıca her bir sayfaya bakarak okuyucuların bu sayfadaki en önemli bilgileri kolayca bulup bulamayacağını kendinize sormanız gerçekten çok önemlidir.

Yazarlar kelimelerin bir öğe olabileceği çoklu araçlar kullanmakla okuyucuları önemli bilgilere yönlendirebilir. Resimler, şekiller ve grafikler delil ve ayrıntı sağlayabilir. Ayrıca onlar tamamlayıcı bilgi de sağlayabilir. Madde işaretli yazma temel noktaları belirtir. Numaralı listeler adımları, öncelikleri ya da kronolojiyi gösterir- o zaman bu, sonra bu, sonra o. Akış şeması süreçleri gösterir. Haritalar ilişkileri, bölgeleri, sınırları, akışları ve konumları gösterir. Aralarında köprüler kurulmuş başlıklar bağlantıları gösterir. Dipnotlar ve son notlar kanıtları ve ayrıca bağlantıları gösterir.

Bilgi sağlamak için kolayca bulunan araçların kullanılması önemlidir. Bu da bizi başlıklarla okuyucuya rehberlik etmeye getirir. 

Rehberliğin R’si.

Başlıklar okuyucuların kılavuzudur.

Başlıklar okuyucunun bir metin içinde yolunu bulmasına yardımcı olur. Yazarlar okuyucuya neyin yaklaştığını anlamalarına yardımcı olan gezinme araçları verebilir- ana düşünceler, başlıca noktalar ve temalar.

Başlıklar genellikle önem sırasına göre düzenlenir- bölüm konu başlığı, bölüm başları ve en küçük noktalar ve temalar için alt başlıklar. Önem sıraları seçtiğiniz başlık yazı tiplerinin boyutu, stili ve hizalanması yoluyla belirtilir. Standart yazı yazma uygulamalarında ya da önceden ayarlanmış kullanımda erkenden başlık formatlarını düzenleyebilirsiniz.

İşte buradasınız. DMR. Yazının görselliğine dair çok daha fazlası var ve bu daha bir başlangıç. Konuyu anlatmak için yeterince bahsettiğimi umuyorum- metnin görünümü düşüncemizi ve araştırma sonuçlarımızı ne kadar iyi anlattığımızı göstermesi nedeniyle önemlidir.

Şairler görsellik hakkında çok fazla düşünür. Satır uzunlukları ve araları ve bunların okuyucuların metinleriyle olan ilişkisi üzerine ne gibi bir etki bıraktığını göz önünde bulundururlar. Ayrıca web tasarımcılar insanların bir ekranı nasıl okuduğu hakkında çok düşünmek zorundadır. Ve akademisyenler olarak dijitalleştikçe tasarım açısından yetkin olmamız gerekiyor.

Ama görsel sıradan, eski akademik yazımda bile önemlidir- sınırlı bir alana mümkün olduğu kadar sıkıştırmak eski yazarların üzerinde çok durduğu bir konu idi. Belki de sadece belki akademik yazım tartışmalarında görselin önemi çok az tartışılıyor?  

Yazının orjinali için tıklayın.


Yayımlanan bu yazı Türkçe’ye Yusuf Fırat tarafından sosyokritik.com için çevrilmiştir. Söz konusu metin, izin alınmadan başka bir web sitesinde ya da mecrada kısmen veya tamamen yayımlanamaz, kopyalanamaz, çoğaltılamaz, dağıtılamaz, içeriğinde herhangi bir değişiklik yapılamaz.

The University of Nottingham Eğitim Fakültesinde yaratıcılık, sanat ve tecrübeye dayalı eğitim faaliyetleri üzerine çalışmaktadır. Akademik yazım üzerine çalışmaları bulunmaktadır. Doktora ve yüksek lisans camiası tarafından yakından takip edilmektedir. ...

Go to TOP